Güncel Haberler

Daha Düz ve Seksi Bir Karın İçin Yapmanız Gereken 5 Hareket

KarınGörmezden gelemezsiniz, ne zaman dar kotunuzu giyip fermuara uzansanız işte orada öylece duran bir çıkıntı. Tabi hemen eliniz uzun kapatacak uzun bir şey arar, ama durun, bundan devamlı olarak kurtulmak için tavsiye ettiğimiz hareketleri deneyin.  Bir uyarı evet bu egsersizler dogrudan karın bölgenizdeki yağları eritir ama aynı zamanda mantıklı ölçülerde yemek yemeniz lazım.  Harvard Tıp Fakültesinin araştırmasına göre diyet daha etkili oluyor, ve egzersizlerin yardımı ile karın kaslarınız şekillenir.

 1.  Front plank - Biraz zor ana bir yandan da eğlenceli.  8 tekrar ve an az iki set.

2. V-ups - Karın kaslarını iyice zorlar. 10 tekrar ve an az iki set.

 3.  Bird-dogs - Karın, sırt ve kalça için birebir.  Her yöne 8 tekrar ve an az iki set.

4.  Kardiyo –  Çok kalori yakar ve buda yağları.  Kendi sağlık durumunuza gire 30 ila 60 dakika yapın ve haftada 5 günü hedefleyin.  Koşu, yüzme, tenis oynama yada kürek çekmek gibi müthiş seçenekler var.

5.  Meditasyon - Kulağa garip gelebilir ama rahatlamak bir düz bir karın elde etmenin önemli bir parçası olabilir.  Stres, kortizol hormonunu ortaya çıkarır ve bu hormona bağlı aşırı viseral yağı.  Bu tür yağ sadece karın bulunur ve organların etrafında durur. Harvard Tıp Okuluna göre viseral yağ ayrıca diyabet, kalp hastalığı ve meme kanseri ile bağlantılı. Yani bir yoga dersi alabilir ya da nefes egzersizi yapabilirsiniz.

Organik olmasa bile

Bu sizin evde olursa organik olmasa bile doğal olduğuna inanır mısınız?

Organik Olmasa Bile Doğal

Organik Pazarı

Organik Pazarı

Organik Pazari.jpg

Şeftalinin Faydaları

Şeftali nin faydalarıŞeftali çok lezzetli ve sulu bir meyve olmanın yanında; hipokalemi, kanser, obezite, kolesterol, kan stazı ve nörodejeneratif gibi hastalıkları önlemede yardımcı olur.  Ayrıca, Göz sağlığının, cilt bakımının, sinir sisteminin, sağlıklı kemiklerin ve dişlerin korunmasında yardımcı olur.  Anti-aging özellikleği vardır ve ayrıca sindirim sisteminin detoksifikasyon ve iyileştirilmesine yardımcı olur.  Gerekli besin ve antioksidan açısından zengin olduğu için bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde yardımcı olur.

Şeftali – uzun ömür meyvesi

Latince adı Prunus persica olup, yaprak döken bir ağaç bir türüdür ve dünya çapında ılıman bölgelerde yetişir. Şeftali de erik ve kiraz gibi meyveler Rosaceae familyasına aittir.  Ayrıca E vitamini (alfa-tokoferol), K vitamini (phylloquinone), B1 vitamini (tiamin), B2 vitamini (riboflavin), B3 vitamini (niasin), B-6 vitamini, folat ve pantotenik asit kaynağıdır. Şeftali de kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir, manganez, fosfor, bakır ve çinko gibi mineral bir zengin hazine bulunmaktadır.  Düşük kalorili olup hiçbir doymuş yağ ve kolesterol içermez ve aynı zamanda diyetlerde lif için iyi bir kaynaktır.

Organik ama biraz pahalı

Organik ürünler, evet daha pahalı.

Pahali.png

En Büyük Organik Pazarları

2010 yılında en büyük organik pazarına sahip 10 ülke.

2010 Organik Pazarı

Nasıl Zayıflarım

Kilo VermekZayıflamak için malesef ki herkese uyan tek bir yöntem yok.  Bir kişiye çok güzel olan yöntem malesef ki bir başkasında tam tersi etki yapabiliyor.  Bunun sebebi herkesin bir birinden faklı olmasıdır, vücud kimyasından yemek yeme alışkanlıklarına kadar.  Bu yüzden kilo vermenin ve bunu muhafaza etmenin sizde geçerli yöntemini bulmanız gerekir.  Pek çok kitabı okuduk, internet üzerinde araştırdık.  Kilo almanın milyonlarca yöntemi var ama kilo vermeye yarıyan 45 tane.  İşte bunların listesi;

  1. Bol su için
  2. Porsiyonlarınızı yarıya bölün ve yarısını daha sonrası için saklayın.Siz düşündüğünüzden daha az yemek doyma hissini vericektir.
  3. Et yemeyi azaltın.
  4. Vejeteryan gibi yemekler seçin.
  5. Taze yiyecekler seçin, donmuş veya hazır olmasın.
  6. Haftada iki gün diyet yapın.
  7. Şekeri azaltın.
  8. Unluları azaltın.
  9. Alkolü kesin veya azaltın.
  10. 30 dakikanın ikisinde yürüyün.
  11. Daha fazla hareket edin.
  12. Yeterince uyuyun
  13. Evde yemek yiyin, ev yemekleri genelde daha az kalorili olur.
  14. Blog yazın, herkesin takip ettiği düşüncesi daha fazla motive eder.
  15. Tweet atın, #aşılanma diyeti.
  16. Bir arkadaş bulun ve birbirinize destek olun.
  17. Çevrenizde kilo verme başarısı olanlara yakın olun.
  18. Porsiyonlarınıza daha fazla sebze ekleyin.
  19. Diğer abur cubur yerine fındık tercih edin.
  20. Hergün bir greyfurt yiyen insanların %58 i kilo verdiği gözlendi.
  21. Nakit ödeyin.  Diyeceksiniz ki ne alakası var! Araştırmalara göre kredi kartı kullanıcıları daha fazla ani kararla alışveriş yapıp daha fazla yiycek abur cubur alıyorlar.
  22. Çok fazla parfüm kullanmayın.  Kokular size yiyecekleri hatırlatıp, eninde sonunda yemenize sebep oluyor.
  23. Devamlı kendinize sağlıklı yemek seçimlerini hatırlatın.
  24. Örgü örün, daha doğrusu ellerinizi oyaladığınız zaman daha geç acıkırsınız.
  25. Yarışa hazırlanın, bir hedef olursa daha rahat kendinizi spor için motive edersiniz.
  26. Devamlılığa zorlayan spor kluplerine katılın.  Örneğin içinde bir lig varsa katılımınız daha fazla olur.
  27. Şekerli içecekleri bırakın.
  28. Tatlıları kesin
  29. Ayakta çalışınYürüme bantlı masa
  30. Yürüme bantlı masada çalışın.  Gerçekten böyle birşey var.
  31. Akşam yemekleriniizde mutlaka çorba olsun.
  32. Diyet yapamayı kesin, onun yerine yaşam tarzınızı deşiştirin.
  33. Abur cuburu kesin.
  34. Glutensiz yemek seçin.  Mucize diyet değil ama kilo vermekte genelde işe yarıyor.
  35. Bahartalı yemekleri tercih edin veya ekleyin.  Baharat metobolizmanızı hızlandırır.
  36. Mümkün olduğunca az araba kullanın.
  37. Kahvaltı mutlaka yapın.
  38. Daha fazla süt tüketin.
  39. Daha fazla yoğurt tüketin.
  40. Patates cipsini seçin.
  41. Bisiklet turları yapın.
  42. Kilo vermeyi daha ilginç hale getirin, örneğin kendinizle kontrat yapın.
  43. Günlük olarak tartılın.
  44. Meditasyon yaparak stresi azaltın.
  45. Yemeye başlamadn önce nasıl olacağını düşünün.  Bilimsel olarak bunu yapan insanları daha az yediği gözlemlenmiştir.

Tereyağı Kullanımının 20 Olağandışı Yolu

 

TereyağTereyağın mutfakta olması ve kullanıması son derece olağan bir durumdur.  Mutfak dışı söz konusu olunca hepimiz şaşırabiliriz ama kayganlığından ve protein içeriğinden dolayı 20 sıradışı kullanımı söz konusudur.

  1. Makyaj Çıkarma: Bir parça pamuğa alınan biraz tereyağı kullanarak silerek temizlenebilir.
  2. Ağda Temizleme: Ev yapımı ağdaları kendiniz çok ucuza yapabilirsiniz.  Ancak sonuç olarak tüylerden kurtulsanızda yapışkanlık kolayla geçmez. Tabi bu yazıyı okuyana kadar geçerliydi bu durum.  Çözüm mutfakta ve basit, ağda yaptığınız bölgeye tereyağı sürün ve ıslak bir bezle silin.
  3. Deri Cilalamak:  Kolay çıkacak deri üstündeki matlığa sebep olan artıkları ve kalıntıları tereyağ ile parlatın.
  4. Sakız Normalde çok uğraştıran bir iş, ancak sakız daha kazanmadı.  Etilenmiş yere teryağı masaj yapar gibi uygulayın ve ne kadar çabuk kayıp çıktığını görün.
  5. İlaçları kolayca yutmak:  Kimileri için hiç problem olmayan ilaç içmek, kimileri içinsa tam bir kabustur gidip boğazınıza yapışır.  Az bir parça tereyağı ilacın üstüne sürün ve nasıl kayıp gittiğini görün.  Çocuklara ilaçlarını veya vitaminlerini artık daha rahat içirebilirsiniz.
  6. Daha rahat kesin:  Pastaları kestikçe bıçağın yanalarında kalan artıklar bir sonraki dilim için problem olucaktır.  Çözmek için kullandığınız bıçağın iki yanına tereyağ sürün ve rahat rahat kesin.
  7. Balık KokusuEllerdeki kokudan kurtulun:  Balık yaptığınızda veya sarımsak gibi kokulu nesnelerle uğraştığınızda elinizde bir kolay çıkmayan bir koku bırakır.  Bu durumdan kurtulmak için önce elinize tereyağla masaj yapın ve peşinden sabun ile ellerinizi yıkayın.
  8. Kapı gıcırdaması:  Toksik gres yerine menteşelerinizi tereyağ ile yağlayın.
  9. Tahriş olmuş cilt tedavisi:  Tereyağın içerdiği protein ve genel dokusu, küçük yara izleri ve yanık tedavisi için etkili bir yöntemdir.
  10. KediKedilerin alıştırılması:  ​​Kediler yeni ortamlara alıştımak için kullanmak eski bir hiledir. Sadece onların ön pençelerine tereyağı küçük bir miktarda sürün. Kediler tereyağına bayılır, hemen pençelerini yalamaya başlar, bu sayde yeni yerde daha fazla kalır ve fark etmeden alışmaya başlar.
  11. Peynirin bekleme süresini uzatmak: Peyniri etrafına ince bir tabaka tereyağı sürerseniz daha uzun dayanır.
  12. Kaynatırken Taşmayı engellemek:  Kaynayan suyu içine atın, eridiğinde kaynamadan olan balonları patlatma başlayıp bundan kaynaklanan taşmaları engellşyecektir.
  13. Yüzük Çıkartmak:  Herkesin başına gelir, dolaptan yağı alın ve mümkün olduğunca Yüzükyüzüğe yakın sürün.
  14. Kırılgan tırnaklar:  Tereyağı tırnaklarınızın çevresine sürün, kuruluğu, pullanmayı ve kırılganlığa bire birdir.
  15. Kar küreme süresini azaltmak:  Başına gelen bilir çok kolay değildir.  İhtiyacınız olursa, küreğin her iki tarafına tereyağ sürünce kar yapışmayınca daha öabuk işiniz biter.
  16. Tıraş kremi yerine:  Tıraş sabununuz veya köpüğünüz mü bitti?  Teryağ kullanın.Tıraş
  17. Elleri Yumşatmak:  Özellikle kışın ellerimiz daha çabuk kurur. Ellerinizi taze ve genç görünümlü tutmak için avucunuza bir parça tereyağı alıp ovalayın.
  18. Saç kremi:  Hafatlık teryağı maskesi saçlarınızı yumşatır.  Basitçe saç derinizden başlıyarak terayağı parmaklarınız ile ovarak sürün.  15-20 dk bekledikten sonra normal yıkayın.  İçindeki protein saçlarınızı besleyip kuvvetlendirecektir.
  19. Yarım Soğanları korumak:  Tereyağı ile hafifçe kullanılmayan kısmı ovun ve sonraki kullanıma kadar kurumadan veya küflenmeden koruyun.
  20. Döküntüleri rahatlatmak:  Azmamış döküntülerin üstüne sürün. Etkilenen bölgeye ince bir tabaka uygulamak hem nemlendirir hemde cildi güçlendirir.

 

Taze Organik

Taze Organik, biz inanmadık…

Taze Organik Ürün

Abarttık mı?

Abarttık mı?

Organik Yüz

En besleyici besinler

En besleyici besinler

 

 

 

 

 

 

 

Hangi gıdaları yememiz gerektiği konusunda iyi kötü hepimizin bir fikri var.  Hazır gıdalardan uzak durmamız gerektiğinide biliyoruz.  Ama iyi gıdalar konusunda ne kadar bilgiliyiz.  Uzman sağlıklı bir diyet için gıda çeşitliliğide hem fikirler ama hangisi en sağlıklısı.  Bu sorunu cevabı sizi şaşırtabilir.

  1. Spirulina: Bir tür yosun çeşidi olduğundan yeme kısmı pek cazip gelmesede aslında tadı hiç de fena değildir, özellikle smothie olarak karıştırılınca.  Dünya üzerinde bulunabilecek en fazla antioksidan içeren yiyecektir, ayrıca protein ve mineral deposudur.
  2. Lahana:  Vitaminler, mineraller, amino asitler ve lifle dolu olmasının yanı sıra kanser önleyici önemli antioksidanlar içerir.
  3. Kenevir tohumu: Protein, lif, gerekli yağlı asit, antioksidan, amino asid, vitaminler ve minerallerin içerir ve hazmı çok kolaydır.
  4. Çikolata:  Evet, doğru okudunuz.  Kakao çekirdekleri o kadar besin açısından yoğundur ki, hala bilim adamları bütün faydalarını bulmak için çalışıyorlar.  Tabi ki gidip hemen bir gofret yemeyinö bahsettiğimiz sadece kakao çekirdekleri, o yuzden gerçek siyah çikolatayı tercih etmelisiniz.  İçindeki vitaminler, mineraller ve çeşitli antioksidanlar özellikle kalp ve deri için çok faydalıdır.
  5. Brokoli: Sağlıklı bir sidrim sistemi ve kanse riskinizi düşürmek için için mutlaka brokoli yemelisiniz.
  6. Ispanak:  Temel Reis tabi ki ıspanak istiyordu ama içindeki antioksidanlardan, proteinlerden ve liflerden faydalanabilmek için, donmuş veya konserve ürünlerden kaçının.
  7. Chia:  Aztek savaşçıları tükenmiş olabilir ama onlardan miras kalan chia tohumu hala sağlık saçıyor.  Omega yağları, protein ve lifleri içerir.  Ciddi bir antioksidandır.
  8. Orman çilekleri (Berries):  Önemli vitamiler ve antioksidanlarla dolu olmanın yanı sıra diğer meyvelere oranla daha az şekerlidir.

Organik Üretici Sayısı

2010 yılında en fazla organik üreticiye sahip ülkeler…

Organik Uretici Sayisi

En fazla Organik Ekili Alan

2010 yılı bilgilerine göre dünya da en fazla organik ekili alana sahip 10 ülke.

En Fazla Ekili Alan

En Yüksek Organik Ekim Yüzdesine Sahip Ülkeler

2010 yılında dünyada en yüksek organik ekili alan yüzdesine sahip ülkeler

Organik Ekim Yuzdesi

2010 da Organik Ekimin Atışı

Dünya da 2010 yılında organik ekili alanın en fazla arttığı 10 ülke.

En Fazla Artan Ulkeler

Kanseri Önlemek

Kansere KarşıKanserlerin yaklaşık yüzde 40 lık kısmı yaşam tarzı ve diyet seçeneklerini düzenleyerek önlenebilir.  Kanser riskini azaltmak için ne yapıyorsunuz? Diyetinizi değiştirmeyi denediniz mi?

1. Bir bitki-temelli diyet üzerine yoğunlaşılmalıdır

Tercihen en doğal haliyle meyve ve sebze yemek kanserin önlenmesi ve hatta kanserle mücadelede vücudunuz için büyük bir nimet olabilir. Daha az yağ, daha fazla lif ve daha fazla kanserle savaşan bileşiklerin kombinasyonu olan bitkiler, vücudun doğal savunma ve kanserden kurtulması için iyi bir seçimdir.

Kanserle savaşan gıdalar vücudunuzdan kanserli hücreleri kovar. Antioksidanlar yüksek olan yiyecekler, hücrelerinizin düzgün işlemesine çok yardımcı olur. Eğer diyetinize farklı besinleri ve antioksidanları almak istiyorsanız günlük olarak renkli meyve ve sebzeleri yiyin.

Vücudunuzun düzgün çalışmasına yardımcı olmak için bol su içilmelidir. Su toksinler ve atıkların hayati organlardan atılmasına yardımcı olur.  Ayrıca bağışıklık arttırıcı baharatları kullanın.  Sarımsak, köri ve zencefil kanserle mücadeleye yardımcı olur.

2. Et tüketimini azaltmak, sağlıksız yağlardan ve kanserojenlerden oluşan riski düşürür

Kanser riskinin düşürülmesi tamamen ettten kaçınmak anlamına gelmez, önemli olan diyetinizin bitki içeriğinin farkında olmaktır. Eğer çok fazla et yiyorsanız, yavaş yavaş eti azaltabilirsini örneğin belli günlerde hiç et yemeyin.

Epidemiyoloji araştırmaları vejetaryenlerin kanserine yakalanma riskinin yaklaşık yüzde 50 daha az olduğunu göstermektedir. Bu normal çünkü bitki-temelli diyetler kanserle savaşan bileşikleri içerir. Ayrıca, yüksek yağ ve düşük lifli ete dayalı diyetler kanserle savaşmak için vücudun yeteneğini azaltır. Ette aynı zamanda hazırlanışına gire belirli türde kanserojen bileşiklerini içerebilir.

Et yemek için balık, tavuk veya hindi gibi organic ve yağsız etlerden seçereseniz daha sağlıklı seçimler yapmış olursunuz. Doymuş yağ oranı yüksek olduğundan kırmızı et tüketimini azaltın ya da kaçının. Ve kesinlikle sosisli ve şarküteri et gibi işlenmiş etlerden kaçınmalısınız.

Doymuş yağlar azaltılmalı ve trans yağlardan kanser riskini azaltmak için kaçınılmalıdır. Doymuş yağlar süt, süt ürünleri, yumurta ve kırmızı ette vardır. Trans yağlar ise onları daha uzun ömürlü yapmak için içine hidrojen eklenerek oluşturulan işlenmiş yağlardır.

Bitki bazlı yağlar ise doymamış yağlardır ve kanserin önlenmesi için sağlıklı seçimlerdir. Bunların içinde zeytinyağı, fındık ve kanola sayılabilir.   Aynı zamanda Omega-3 yağ asitleri de iltihapla savaşarak  kalp ve beyin sağlığını desteklerler. Bunun için en iyi kaynaklarsa ceviz, somon balığı ve keten tohumudur.

3. Daha fazla lifli yiyecek eklemek sindirim sistemden kanserojenlerin atılmasına yardımcı olur

Lifli ve kepekli tahıllar sindirim sisteminin sağlıklı ve sorunsuz çalışmasını sağlarlar. Sağlıklı bir sindirim sistemiyse hızlı ve verimli bir şekilde vücutta kansere yol açan bileşenleri dışarı atar.

İşlenmiş gıda tüketimine minimum indirerek lifli tüketimi arttırılabilir.  Cipsleri sosa daldırıp yemek yerine sebzeleri aynı sosla yemek gibi basit çözümler hayata geçirilebilir.

4. Yemekleriniz sağlıklı yöntemlerle hazırlayın

Mümkün olduğunca çiğ meyve ve sebze yiyin. Pişirilmemiş, işlenmemiş meyve ve sebzelerin besin değeri daha yüksektir.  Sebzeleri haşlamak yerine buharda yapmanızı tavsiye ederiz, bu sayede kayanamada suya karışan besleyici maddeler sebzede kalır.  Eğer kayantıyorsanız en azından suyunu birden fazla kullanın.

Mümkün olduğunca organik ürünler kullanın ve herhangi bir pestisit kalıntı azaltmak için meyve ve sebzeleri mutlaka iyi yıkayın.

Pişirme veya işleme sırasında kanserojen oluşumuna karşı dikkatli olun. Kurutulmuş, korunmuş, füme ve hatta kömürde ızgara etlerin tümü potansiyel kanserojen maddeler içerir.

Evde pişirme sırasında kanserojenleri önlemenin çeşitli yolları vardır:

  • Yağları yüksek derecede ısıtmayın. Kızartma yerine buharda pişirmeyi tercih edin.
  • Mangal yaparken etleri çok pişip yanmasından kaçının.
  • Mikrodalgaya plastik koymayın.
  • Yağlarınızı serin ve kuru bir yerde saklayın.

5. Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durun

Sağlıklı yemek hazırlamanın en önemli kısmı işlenmiş gıdalar kullanmak yerine, yemeği kendiniz hazırlamanızdır. Şekerli gıdalar mutlaka kansere yol açar diye bir şey söz konusu değildir, ama sizin günlük kalori ihtiyacınızın karşılanmasında başka daha besleyici ürünlerin yerini alabilirler.

İşlenmiş gıdalar sodyum ve sağlıksız yağlar içerir, ki buda kansere katkıda bulunabilir. Buna ek olarak, daha çok işlenmiş yiyecek, daha az kanser önleyici bileşenleri içerebilir.

Herhangi bir yaşam tarzı veya diyet tercihinin en önemli parçası onu korumak ve devam ettirmektir. Yani kansere yol açma riski olan her gıdayı yememek için kendiniz fazla baskı altına almayın.  Toptan kanser riskini ortadan kaldırmak mümkün değildir, ama sağlıklı bir diyet seçimler yapmak riskini azaltır ve hatta tedavi görenlerin kanserle mücadelesine yardımcı olabilir.

Kokulu Meditasyon Yağları

Meditasyon YağlarıMeditasyon beden, zihin ve ruhu sakinleştirir.  Etrafımızdaki ve içimizdeki dünyalara daha sıkı bağlanmamıza yardımcı olabilir. Kalp hızını ve stres düzeyini düşürmek dahil olmak üzere fiziksel sağlık yararları olduğu gösterilmiştir. Ama bazen, hayatın dikkat dağıtıcılığı meditasyonu zorlu bir hale getirebilir. Esanslı yağlar bu durumlarda yardımcı olabilir.

Güzel kokular, yüzyıllardır dünyanın her kültüründe ritüellerin ve meditasyonun önemli bir parçası olmuştur. Birçok farklı kokunun kullanıcıları farklı bilinç durumlarına soktuğuna inanılırdı. Ve bizim hızlı tempolu, rahatsız edici dünyamızda, bazen alabileceğimiz bütün yardımları kullanmalıyız.

Meditasyonda esanslı yağları kullanın, birkaç yolu var: Kendinizi yağlıyabilirsiniz (üçüncü göz deneyin). Buhar oluşturabilirsiniz (küçük bir sprey şişesi içinde su ile yağları karıştırın) ve esansı havaya sprey olarak sıkabilirsiniz. Hatta bu yöntemlerin bir kaçını bir arada kullanabilirsiniz. İşte sia meditasyon sırasında deniyebileceğiniz 8 esanslı yağ.

1. Sığla (Frankincense): iİanç ve ruhu ile bağlantınızı arttırdığına inanılıyor.

2. Mür (Myrrh): En yüksek seskiterpen içeren esanslı yağ, mür doğrudan hipotalamus, hipofiz ve amygdalin bezlerini uyarır, stresi azaltmaya ve yoğunlaşmaya yardımcı olur. Sakin ve huzur getiren canlandırıcı kokusu ise derin manevi “açılım” konusunda yardımcı olabilir.

3. Sedir Ağacı: Sedir yardımıyla biraz daha net içe odaklanın. Aynı zamanda meditasyon için ihtiyacınızı aydınlatır.

4. Sandal Ağacı: Bu yağ, özellikle duygusal / ruhsal yaraların iyileşmesinde çok yararlıdır.

5. Vetiver: Bu yağ derece topraklama ve özellikle odak kaybetmek bir eğilimiz varsa yararlı olabilir.

6. Portakal Çiçeği (Neroli): Portakal çiçeği esansı, güçlü çiçek kokusu ile kendinizi kabul edip korkularınızla yüzleşmenize ve kendiniz için yapmanız gereken işleri kabul etmenize yardımcı olabilir. Bu koku inanılmaz şehvetli ve dönüştürücüdür, ve aynı zamanda yaratıcılığınız için ilham kaynağı olabilir.

7. Gül:  Hem insani hemde ilahi aşkın kokusu.  Bu romantik ve şehvetli esanslı yağ, kalbinizi açar kendinizi sevmenizi ve özellikle ruhani dünya ile daha derin bir bağlantı kurmanıza yardımcı olur.

8. Adaçayı: Yanan adaçayı pek çok kabile kültüründe yaygın bir tören uygulamasıdır. Bu yağ negatif enerjileri kaldırarak temizler ve arındırır.  Topraklayarak denge ve enerjinizi düzenler.

Bağışıklık Sisteminizi Doğal Yollarla Güçlenmesi İçin 5 Yol

Bağışıklık sistemiDoğal Çocuk Dünyası Dergisi’ nin sağlık editörü Dr. Susanne Bennett’e göre soğuk algınlığı ve gripi doğal yönetemlerle yenebilmek için bağışıklık sisteminizi güçlendirici  beş ipucu;

1. Biraz güneşe çıkın

“Bulutlu günlerde bile güneş sihrini çalıştırıyor” diyor Dr Bennett. “Günlük olarak abartılı olmadan güneşe çıkmak vücudunuzun D vitemini üretimini arttırarak bağışıklık sisteminizin tetikler ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı sizi korumaya alır.”   Eğer yeteri kadar güneşe çıkamıyorsanız, D vitamini takviyesi alabilir. D vitamini sadece gıdadan almak yeterli olmaz. Yeterli alınan D vitamini virüs ve bakterilere karşı savaşan bir protein üretir.

2. Aktif olun

Vücudunuzun günde en az 20 dakika hareketi enfeksiyonlarla mücadele eden bağışıklık hücrelerinin üretimini tetikler. Sadece bir yürüyüş, ya da sadece çocuklar ile futbol oynamak bile yeterli olur.

3. Uyku

Beş yaşın üzerindeki çocukların günde en az 10 saat uyuması gerekirken yetişkinler için gecelik kesintisiz en az sekiz saat uyku gerekir. Bebekler ve küçük çocuklar için en az 12 saat önerilir. Bu durum, vücudun besin ihtiyacını karşılamasına, doku yenilemesine ve gelişimi için yapı taşları sağlamasına olanak tanır.

4. Yemeklerinizi düzenleyin

Antioksidan içeriği yüksek olan besinleri bol yiyin. Günde en az iki kere meyve ve üç kere sebze yemeniz önerilir. “Ne kadar renkli olursa o kadar iyi.  Daha fazla yapraklı yeşil, sarı ve turuncu meyve ve sebze yemek, bağışıklık sistemi artırılması için büyük bir katkı olabilir.

Şeker tüketiminizi azaltın. Şeker Dr Bennett göre, virus ve bakterilerin favorisidir.

Yemeklerinize baharat katın.  Kırmızı ve yeşil biber ve acı soslar A ve C vitaminleri açısından zengin olan seçimlerdir.

5. Ve tabi ki Stresi azaltın

Araştırmalar kronik stresin zamanla bağışıklık gücünü azalttığını göstermektedir. Strese bağlı kortizol hormonunun üretimi bağışıklık sisteminize zarar verir.

Bir de Egzersiz Sonrası için tavsiyeler

Tabi egezersiz sonrası kalorileri yaktınız ama aynı zamanda değerli besin maddelerini de, ve aslında farkına varmasanız bile vücudunuz bunların tamamlanması için spor ayakkabılarını çıkarttığınız anda size yalvarmaya başlıyor.  İşin sırrı antreman sonrası abartmadan yiyebilmektedir.  Bir yandan yemek ihtiyacı diğer yanda emek emek yaktığınız kaloriler.  Egzersiz sonrası en iyi yemek, protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerdir.  Proteinler antreman sonrası yağsız kas dokusu oluşturmanıza yardım eder, karbonhidratlar ise kaslarınızda şeker yani enerji depolamanıza yardım eden glikojenleri yeniler.  İşte size antreman sonrası için 5 yiyecek önerisi;

  1. Egzersiz SonrasıBadem Ezmesi ve Elma Dilimleri: Badem ezmesi, E vitamini, magnezyum, demir ve fiberler açısından çok zengindir.   Badem ezmesi proteini sağlarken elma ise karbonhidrat içerir.
  2. Yoğurt ve Yaban Mersini:  Yoğurt sağlıklı probiyotikler içerirken, aynı zamanda protein oranı yüksektir.  Karbonhidrat zengini yaban mersini ekliyerek aynı zamanda C vitaminide almış olursunuz.
  3. Peynir ve tam tahıllı kraker: Kepekli veya çavdarlı krakerler sağlıklı miktarda fiber ve karbonhidrat sağlarkenö peynie mükemmel bir protein ve kalsiyum kaynağıdır.  Ama az yağlı olanları tercih etmenizi öneririz.
  4. Füme Somon Sandviç: Somon sadece protein içermekle kalmayıp, Omega-3 a.ısından zengindir ve bu sayede kolestrol seviyesini düşürmeye ve vücutta oluşan iltahağ ile savşır. Sağlıklı karbonhidrat almak için tam tahıllı ekmek seçin ve içine sebzeler biraz domates, soğan ve roka ekleyin.
  5. Dengeli Bir Yemek:  Çok mu açsınız? Sizi atıştırmalıklar kesmiyecek mi?  O zaman yemeğinizi sağlıklı bir şekilde arttırarak dengeleyin: Tabağınız yarısı sebzlerle dolu iken diğer yarısı yağsız proteinli balık, organic fasulye ve kepekli tahıllar olsun.

Niye Egsersiz Öncesi Atıştırmalık?

Egzersiz öncesi yemek, aç olarak egsersiz yapmaya gore dayanıklılık, devamlıllık ve performansı arttırır. Yani, egzersizden 30 – 60 dakika öncesi besleyici bir şeyler atıştırın.

Niye Egzersiz Öncesi Atıştırmalık?

Egzersiz öncesi atıştırmanın amacı:

  • Yoğurtla BerriesDüşük kan şekeri yüzünden oluşan konsantrasyon ve sersemlemeyi engellemek.
  • Kas ve karaciğerinizde karbonhidrat depolayarak egsersiz süresince enerji sağlamak.
  • Egsersiz sırasında açlığı engellemek.

Egsersiz Öncesi Atıştırma Yönergeleri

Antrenman öncesi aperatif yiyecek tercihleri kişiye göre, egzersiz yoğunluğuna ve tipine bağlı olarak değişir. Sizin için uygun bir aperatif belirlemenize yardımcı olması için aşağıdaki yönergelere göz atın:

  • Hidrasyon korumak için yeterli bir miktarda sıvı içermeli.
  • Hazmı kolaylaştırmak için az yağlı ve az lifli mi?
  • Meyve, sebze, pirinç, makarna ve tam tahıllı ekmek gibi kan şekerini korumak için karbonhidrat açısından zengin mi?  Karbonhidrat depolarınızı yükler mi?
  • Egzersiz boyunca güçlü kalmak için protein içeriyor mu?
  • Basit şekerler açısından düşük mü? Bunlar kan şekeri seviyesini aşağıya çeker ve enerji kaybına sebep olur.

Yemek sonrasında hazım için gerekli zamanı ayırın, özellikle ağrı antramandan önce biraz daha fazla zaman bırakın. Yoğun antremanda kaslarınız daha fazla kan çeker ve midenizde hazın için daha az kalır. Eğer hassas bir mideniz var ise sıvı atıştırmalıklar daha iyi gelir. Uygun bir atıştırmalık seçmek kişiye özeldir.

Atıştırmalık 7 Öneri

  • Muz ile birlikte küçük bir kase tahıl (creal)
  • 1/2 su bardağı çilek ile yoğurt 3/4 su bardağı
  • 1 bagel with natural nut butter
  • 1/2 kap çerez (fındık, fıstık, kuru meyve, hindistan cevizi, vs)
  • Muffin bal ile
  • Meyve suyu veya süt ile bir smoothie içinde taze veya dondurulmuş meyve, keten tohumu
  • 3-4 kurutulmuş incir

Bu arada bir yarışa katılacaksanız öncesinde nasıl etki ettiğiniz şeyler yemeniz tavsiye ederizö fazla macera aramayın.

 

Yaramaz Sebzeler – 1

Yaramaz Havuç

Yaramaz Havuç

Taş Çorbası

Taş ÇorbasıTaş Çorbası masalını zaten biliyor olabilirsiniz: Aç gezgin, boş bir tencere ile köye gelir suyla doldurur ve içine bir taş atar.  Sadece taş ile lezzetli çorba yapacağını köylülere söyler.  Şimdi çorbanın daha lezzetli olması için bir kaç garnitüre ihtiyacı olduğunu söyler ve  tüm köyün bu çorba ile doyacağını, tabi ki köylüler mutlu bir şekilde istenilenleri verir.  Tabi ki sonunda, herkes için yeterli çorba olur, ve bu sadece birkaç kişiden alınan ıvır zıvırla olur.

Sizde kendi taş çorbanızı yapabilirsiniz.  Önce büyük bir tencerede doğranmış soğan, havuç ve sarımsak kavrulur, sonra et suyu ve suyu ekleyip kaynatın.  Daha sonra istediğiniz sebzeyi ve canınızın çektiği baharatı ekleyin, kaynamaya devam ettirin.  En son olarak biraz daha çiğ kalmasını istediğiniz sebzeleri (kabak, domatesö vs.) atın.  Bir taşım kaynattıktan sonra üstüne kızarmış ekmek parçaları, peynir ekliyerek servis edebilirsiniz.

Kolay değil mi?

Afiyet olsun…

Balkabağı hakkında biraz daha bilgi

balkagı1Tüm dünyanın bildiği Külkedisi masalında bahsi geçen ayrıca çeşitli ülkelerde kutlanan Halloween’ların sembolü haline gelmiş küre şekilli turuncu renkli bir kış sebzesidir balkabağı. Hafif şekerlimsi bir tada ve kuruyemiş olarak tükettiğimiz çekirdeklere sahiptir. Tatlısı, çorbası, böreği ve bebeklere püresi yapılabilir. Bol miktarda lif içerir bu sayede kabızlık sıkıntısı çekenlere iyi gelmektedir. Yüksek miktarda antioksidan ve betakaroten ihtiva eder. Böylelikle yaşlanmaya ve kansere karşı etki göstermesinin yanısıra görme keskinliğini arttırıcı ve Alzeimer gibi beyin hastalıklarını önleyici özelliğe sahiptir. Ayrıca kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardımcıdır. Magnezyum, demir, kalsiyum, fosfor, potasyum içerir. Kalorisi oldukça düşüktür. Asabiyete iyi geldiğine dair kaynaklar da mevcuttur. Yüzyıllar önce İbni Sina’nın kitabında şifa kaynağı olarak bahsettiği balkabağını, tam mevsiminde olduğumuz kış döneminde bol bol tüketmeniz dileğiyle…

 

Buzdolabi İcinde Buyuyen Kabak

Geçenlerde başımıza gelen bir hikayeyi paylaşmak istiyoruz.

Tatile çıkarken pek çok insan gibi bizde elimizden geldiğince buzdolabımızı boşalttık.  Ancak bir iki tane kabağı unutmuşuz.

İki hafta sonra döndüğümüzde karşılaştığımız manzara çok ilginçti.

KabakKabaklardan bir tanesi buzdolabı içinde anormal büyümüştü, işte günlük aldığımız sebzelerde bulunan kimyasallar ve hormonların canlı etkisi.  Buzdolabı içinde bile büyüyebiliyor…

Ne mutlaka organik olmalı?

Çevre Çalışma Grubu (EWG), yaptığı bir araştırmaya göre, hangi meyve ve sebzeleri gerçekten organik olarak satın almaya gerçekten değecek listesini çıkardı.

Kimyasal tarım maddelerinin en fazla hangi meyve ve sebzeler tarafından emildiğini araştırmalar tarfından ortaya kondu.  Bu nedenle, bunların özellikle yumurtalık ve göğüs kanserine sebep olabileceğini gösterdi.  Kimyasal maddelerin vücudunuza vereceği %80 oranında aşağıda verdiğimiz listeye dikkat ederek azaltabilirsiniz.

Her yerden alabilecekleriniz:

İnekOrganik olmasada olurlar; ‘Clean 15- Temiz 15’ olarak adlandırılıyorlar ve  bunların organik versiyonunu tercih etmeseniz de olur. Bunlar, soğan, avokado, tatlı mısır, ananas, mango, kuşkonmaz, bezelye, kivi, patlıcan, papaya, karpuz, brokoli, domates, patates, lahana.

Organik ürünü tercih etmeniz gerekenler:

Organik olmazsa olmazlar ise ‘Dirty Dozen-Kirli düzine’ olarak adlandırılan bu 12 yiyecek, çok yoğun şekilde kimyasalları emiyor. Bu yüzden, organik ürünleri tercih etmelisiniz.

Bunlar ise:

süt, inek eti , kanatlı hayvan (tavuk ve hindi gibi) etleri ve şeftali, nektarin, elma, kırmızı ve yeşilbiber, kereviz, çilek, marul, ıspanak, üzüm, havuç, armut, ahududu olarak sıralanıyor.

bir sise bahce

Bir şişe bahçe!!!Bir Şişe Bahçe

Bu minyatür ekosistem kırk yıldan daha uzun bir süredir neredeyse tamamen izole bir durumda ve başarılı bir şekilde devam ediyor. Sadece o zaman sadece bir kez sulandı.

Orijinal tek spiderwort bitki büyüdü ve çoğaldı. Işık erişimi olduğu için fotosenteze devam ediyor. Su şişe içinde yüseliyor sonra tekrar bitkinin üstüne yağıyor,  minyatür  su döngüsü oluşuyor.

Yapraklar öldükçe dipte çürüyerek, gerekli karbondioksit ve gerekli besinleri oluşturuyor.

Hatta Organik Fıkrası Bile Var

Bir gün iki arkadaş konusuyorlarmış.

salad tableBirincisi demiş ki ‘Karım benden pazara gidip organik sebze almamı istedi’. Bende pazar aradım taradım bir şey bulamadım. Bunun üstüne orada ki satıcılardan birinden yardım istedim. Adam ne den bahsettişimi anlamayınca bende ‘Bunları karım için alıyorum, bunların istine zehirli kimyasallardan sıkıldı mı diye sordum’. Bunun istine satıcı ‘Yoo, biz o işe karışmıyoruzi zehiri sizin eklemeniz lazım’ diye cevapladı… :)

Evde Avocado

Avocado, özellikle yaz aylarında pek çok yemekte ve salatada sıklıkla kullanılan bir meyvedir.

Ağacını kendiniz yetistimek istermisiniz oldukça değişik ve eğlenceli olur.  Her tohumdan ağacın çıkması zaten keyifli oluyor ama avocado gibi değişik bir meyve insana farklı bir keyif veriyor.

İşte size yöntemi:

İhtiyacınız olan 4 tane kurdan, bir avacado çekirdeği ve bir kap.

AvocadoAvacado nun çekirdeğini zarar vermeden çıkarttıktan sonra suda iyice temizliyoruz.  Ve altını hafifçe kesiyoruz.

Daha sonra 4 yanına kürdanları saplayıp Avocadokesili kısmını suya gelicek şekilde  yerleştirip altında ki suyun hiç eksik olmamasını dikkat ediyoruz.

3 hafta kadar sonra yavaş yavaş kökleri görmeye başlamanız lazım. (Ama ortamdan dolayı 6 haftaya kadar uzayabilir).

Daha sonra aynı suya koyduğunuz şekilde toprağa ekiyorsunuz.  İlk çıkan bir ik yaprağı kopartırsanız bitkinizin büyümesi hem hızlı hemde sağlıklı olur.

Fotolarınızı bekliyoruz…

Sabahları Ilık Limon Suyu İçmek İçin 5 sebep

Sabahları kalktığımızda genellikle sıcak çay veya kahve gibi şeylere gider elimiz, ama ılık bir limon suyuna nedersiniz?  İşte size sabahları limon suyu ile başlamanız için 5 sebep;

LimonBağışıklık sistemini destekler:  Limon antioksidan ve C vitamini açısından çok kuvvetli olduğu zaten herkes tarafından bilinir ve bu sayede solunum enfeksiyonlarına karşı vücudun direncini yükseltir.  Limonda bulunan Askorbik asit (C vitamini) anti-inflamatuar etkileri, astım gibi solunum rahatsızlıklarında tamamlayıcı destek olarak kullanılabilir.  Limon ayrıca saponin içerir ki bu da antimikrobiyal etkisi ile soğuk algınlığı ve gribinuzak kalmasını sağlar.  En son olarak, askorbik asit vücudun demir emilimini arttırır ki demir bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynar.

Vücudu alkalize eder: Limondaki ekşilik onların asidik gibi görünmesine sebep olur, ancak limon vücudu en çok alkalize eden gıdalardan biridir.  Limon hem sitrik ve hem de absorbik asit içerir, bu zayıf asitler vücuttan kolayca metabolize edilerek limonun mineral içeriğinin kanın alkalize olmasına yardımcı olur.

Sindirime yardım:  Citru Flavanols sayesinde limon geleneksel olarak sindrim toniği olarak kullanılırlar.  Karaciğeri uyarır ve temizler, limon suyu ayrıca midedeki  hidro klorik asite yardımcı olarak sindirimi kolaylaştırır.  C vitamini Helicobater Pylori bakterisinin sebep olduğu ülser riskini azaltır.

Cildi temizler:  Limondaki C vitamini ve antioksidanlar serbest radikalllerin yol aştığı hasarlar ile savaşırlar.  Serbest radikal hasarları özellikle çevresel tosinler ve UV ışınları, yaşlanma belirtilerinin en önemli sorumlularıdır.  Antioksidan alımı hasarıların giderilmesinde ve kırışıklıkların minimize edilmesine yardımcı olur.  Ayrıca limon suyu topikal olarak uygulanması yaşlılık lekelerine ve izlerinin azalmasına yardımcı olur.  Geleneksel karaciğer uyarıcı olarak kullanılan limonun kandan toksinlerin atılmasına ve cildin lekelerden arınmasına yardımcı olduğu düşünülüyor.

İyileşme desteği:  Limonda bulunan Askorbik Asit (C vitamin), yaraların iyileşmesine, kemikleri sağlıklı kalmasına ve bağ dokularına destek olur.  C vitamini sağlığın korunmasına, sakatlık ve yaralanmalarda çok önemli bir besin öğesidir.

Organik Cadı

Gün geçtikçe organik ürünlere ilgi artıyor…

Organik Cadı